Tut Ellerimden
Anlamlıydı hayat,seninle ancak
Varlığın bir bahçe,aşkın salıncak
Tepeden tırnağa vücudum sıcak
Sadece.....
Yüreğim üşüyor TUT ELLERİMDEN
sertacım.net                                                                       Aşk ve
BAŞ TACIM                                                                                                           AŞK ŞİİRLERİ
🌟 Şarkı tadında aşk şiirleri 👉 Burada, SERTACIM (Baştacı'm).NET'te

MEM ile ZİN Efsanesi


> Aşk Nedir ?
> Aşk Şiirleri
Mustafa Azgan Kimdir ?
YAŞANMIŞ BÜYÜK AŞKLAR :
1- Leyla ile Mecnun
2- Arzu ile Kamber
3- Aslı ile Kerem
4- Ferhat ile Şirin
5- Yusuf ile Züleyha
6- Tahir ile Zühre
7- Siyabent ile Hace
> TÜRK ŞAİRLER
YABANCI ŞAİRLER
> Şiir ve Şiir Türleri
> Beş Hececiler
> 100 Dilde 'Seni Seviyorum'
> ETKİNLİKLER
> Sevgiliye Aşk Sözleri
> Şiir Nasıl Yazılır ?

MEM ile ZİN Efsanesi

     Tarihi kaynaklara göre bu aşk (M.S 1450 - 1451) yılları arasında Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde Şırnak'ın Cizre ilçesi Botan yöresinde yaşanmıştır.
     Rivayete göre Cizre Beyi Emir Zeynuddin'in dünyalar güzeli Zin ve Siti adlarında iki kızkar-
deşi vardır.
     Yaşanacak ve tarihe geçecek bu aşk hikayesinin diğer kahramanlarından Tacdin divan vezirinin oğlu, Mem Tacdin'in en yakın dostu ve arkadaşı, Heyzebun kızların dadıları, Çeko ve Arif Tacdin'in kardeşleri, Bekir (Beko) ise Emir Zeynuddin'in kapısında çalışan İran asıllı fitneci, yalaka, düzen bozan bir uşaktır.
     Bir Nevruz kutlamalarına kız kılığında girip oynayan Tacdin ile Mem, Siti ve Zin ile karşıla-
şırlar.Tacdin Siti'ye, Mem Zin'e aşık olur ve yüzüklerini değişirler.
     Bir süre sonra birbirini göremeyen bu dört aşık, aşk ateşiyle hastalanır.Kızların dadısı Heyzebun durumu anlar.Zaten parmaklarındaki değişik yüzükler onları ele vermiştir.
     Yüzükleri alarak bir bilgeye gider ve durumu anlatır.Bilge Heyzebun'a doktor kılığında do-
laşarak aşık olan gençleri yanında taşıyacağı ve tavsiye edeceği ilaçlarla bulmasını ister.
     Heyzebun'un niçin dolaştığını öğrenen Çeko ve Arif onu abileri Tacdin'e götürürler.
     Tacdin, Mem'ide çağırır, Siti ve Zin'e olan aşklarını Heyzebun'a anlatırlar.
     Tacdin, yüzüğü Siti'ye ulaştırması için Heyzebun'a verir ama Mem, Zin'in hatırası olduğunu söyleyip yüzüğü ver-
mez.
     Heyzebun, bu güzel haberi kızlara iletir.Gençler yeniden buluşurlar.
     Heyzebun'un konuyu açması ve ileri gelen büyüklerin de önerisiyle Emir Zeynuddin Siti ile Tacdin'in evlenmesine onay verir ve evlenirler.
     Evlilikleri sona kalan Mem ile Zin gizli gizli buluşmaya başlarlar.
     Bunu farkeden Bekir (Beko) onları takibe başlar.
     Bununla'da yetinmeyen Beko, Emir Zeynuddin'e Tacdin'in Zin'i kendi tarafından Mem'e verdiğini söyler.
     Emir buna çok kızar.Artık evlilikleri büsbütün zorlaşmıştır.
     Mem ile Zin'in buluştuğu bir gün avdan dönen Emir, bahçe kapısının açık olduğunu görür, şüphelenir ve dolaş-
maya başladığında bir kalın çarşafa sarılmış halde dolaşan Mem'i bulur.Çarşafın içinde Zin'de vardır ama onu farketmez.
     Emir Mem'e "burada ne işin var ?" deyince Mem "Beyim bilirsin ben hastayım bu nedenle bilinçsizce geldim, ö-
zür dilerim" der.
     Bu sırada oraya gelen ve çarşafın içinden Zin'in saçlarını gören Tacdin, konuşmalar devam ederken dikkati başka yöne çekip olayın büyümemesi için çabucak oradan ayrılır ve kendi evini boşaltıp yakar.
     Çok iyi bir satranç ustası olan Mem'le, Emir günün birinde yarışmak ister.Mem'in kazanması halinde ne dileği olursa olsun yerine getirecektir.
     Bahçede kurulan masada arkasında Zin'in odasının penceresi olan Mem, Emir Zeynuddin'i ilk üç oyunda rahat-
lıkla yener.Yanlarında bulunan Beko, bir şeytanlık yaparak yer değiştirmelerini ister.
     Zin'i karşısındaki pencerede gören Mem, oyuna adapte olamaz ve son altı elde yenilir.
     İlk üç elde kendini yendiği için Mem'e "Sevdiğin kim der, seni evlendireceğim."
     Mem tam konuşacakken Beko konuya girer ve "Onun sevdiği kızı tanıyorum" der "Çirkin, kara, dudağı benekli bir arap kızıdır."
     Bu sözler karşısında şuurunu kaybeden Mem "Hayır" der."Benim sevdiğim kız soylu ve asil bir ailedendir" ve adı-
nı istem dışı dilinden kaçırır."Adı da Zin'dir."
     Bu son cümle karşısında çılgına dönen Emir Zeynuddin "öldürün" der.
     Bu sırada orada bulunan Tacdin ve kardeşleri Emir'i güçlükle kararından vazgeçirir ama Mem'in zindana atılma-
sına engel olamazlar.
     Beko, Emir'e Mem'den tamamen kurtulmanın onu zehirlemekle olacağını söylese de Emir bunu dini açıdan uy-
gun bulmaz.
     Beko Mem'den kurtulmanın formüllerini aramaya devam eder ve Emir'e zaten hasta olan Mem'e Zin'i sık sık gönderip, hastalığını arttırıp kahrından ölmesini önerir.
     Beko'nun bu önerisini mantıklı bulan Emir, kızkardeşi Zin'e giderek Mem'in zindanda olduğunu ama onu istediği zaman gidip görebileceğini söylerken kızkardeşinin Mem'e ne kadar aşık olduğunu hesap etmemiş, aklından geçir-
memiştir.
     Bu sözleri abisinden duyan Zin'in ağzından ve burnundan kanlar gelmeye başlar ve yığılır kalır.
     Zin, Mem'i görmeye gider ve onu son nefesini vermek üzereyken bulur.
     Mem; 
👉 Ağlasın
Hüzün dolu bir şiir

     - Sen beni görmeye değil, bu tatlı canımı almaya geldin.
     Zin;
     - Bey izin verdi, evleneceğiz.
     Mem;
     - Ölümlü olan Bey, Bey değildir.Biz, ikimiz Beylerbeyi'nin huzuruna çıktık der ve Zin'in dizinde ölür.
     Fazla sürmez bu acıya dayanamayan Zin'de ölür.
     Zin'in Mem'in yanına toprağa verilmesi sırasında Mem'in mezarından duyanları ürperten "Hoşgeldin Zin" sesi üç kez gelir.
     Tacdin'in o kadar uyarıp, Beko'yu kovmasını fitneci ve tehlikeli olduğunu söylemesine rağmen onu kovmayan yanında tutmaya devam eden Emir, Tacdin'in ne kadar haklı olduğunu anlar ama artık çok geçtir.
     Ve Emir Zeynuddin bu yaşanan acının sebebi olan Beko'yu öldürür.
     Zin niçin vasiyet etti bilinmez, Beko'yu Zin ve Mem'in mezarlarının yanına gömerler.
     Anlatılanlara göre her yıl Mem ile Zin'in mezarında birer gül biter ama kara çalı olan Beko iki gülün birbirine te-
masını engellermiş.



Yorumlar - Yorum Yaz