• Favorilere Ekle

Siyabend ile Hace Efsanesi


     Mem ile Zin efsanesinden sonra Kürt Edebiyatı'nda bir diğer büyük aşk efsanesi olan Siyabend ile Hace (Hacer/Hatice) efsanesi hakkında kaçıncı yüz-
yıl bandında yaşandığına dair bilgi yoktur.
     Birbirleriyle çelişkili yazılar yazan kaynaklara baktığımızda Siyabend, kimisinde bir çoban, kimisinde usta bir avcı, kimisinde de eşkiyadır ve hepsinde
de Hace dillerden düşmeyen güzellikte bir ağa kızıdır.
     Bu aşkın 'Süphan Dağı Efsanesi' olarak tarihe geçmesinden yola çıkarak, Doğu Anadolu'da Van ve çevresinde yaşandığı sonucuna varırız.
     Yedi erkek kardeşi ve oniki kuzeni olan köyün en güzel kızı Hace'yi seven Siyabend'e kaynağın biri başlık parasını bulamadığı için verilmediğini yazarken diğer bir kaynak başlık parasından bahsetmez ve Hace'yi isteyen Miroğlu denilen kişiye kız vermek istemeyen kardeşlerin (tabi ki Hace'nin de sevdiğini anlayarak) Hace'yi Siyabend'e verdiğini yazar.
     Kaynağın biri Siyabend'in başlık parası bulamadığı için Hace'yi kaçırdığını yazarken diğer kaynak Hace'nin abilerini ve Siyabend'in kankardeşini öldürüp Hace'yi kaçıran ve evlilik hazırlığında olan Miroğlu'nun düğününü basarak onu öldüren Siyabend'in Hace'yi kaçırdığını yazar.
     Örneklerde görüldüğü gibi, Siyabend'in Hace'yi kaçırması farklı şekillerde kaleme alınmıştır.
     Süphan Dağı'na çıkan Siyabend ile Hace yorulur ağaçlık, serin ve uçurum olan bir yerde mola verirler.
     Siyabend yorgunluktan başını Hace'nin dizine yaslar ve uyur.
     Bir süre sonra yüzüne düşen bir gözyaşı tanesiyle uyanan Siyabend, Hace'nin ağladığını görür ve sebebini sorar.
     Hace, oraya az önce gelen geyik sürüsünü gösterir ve "bir erkek geyik diğer erkek geyiğin boynuz darbelerine rağmen eşini korudu ve yaralandı ben de duygulandım ağladım" der.
     Siyabend ona; "Bekle" der, "O geyiği yaralayan geyiğin ciğerini söküp sana getireceğim."
     Ve av malzemelerini alarak peşine düşer.
     Kaynağın biri, o geyiği vurup kesmek üzereyken çırpınıp ayak darbesiyle Siyabend'i uçuruma ittiğini yazarken diğer kaynak arkadan gelen bir başka geyiğin boynuz darbesiyle uçuruma düştüğünü yazar.
     Arkaüstü düşen Siyabend, bir ağacın dalına çarpar ve dal belinden girip karnından çıkar, ölür.
     Onun gecikmesini merak eden Hace, aramaya başlar ve sonunda onu uçurumdan aşağıda bir ağaç dalına saplanmış, asılı vaziyette görür çılgına döner, "Sensiz bu dünya, bana haram" deyip kendini boşluğa bırakır.
     Siyabend'i taşıyan dal bu kez, Hace'nin karnından girip belinden çıkar.
     Onları uçurumun dibinde bir ağaç dalında kucak kucağa çakılı vaziyette bulanlar, orada yakın köyden (Hace'yi ikinci karısı yapmak isteyen, Hace'nin karşı çıktığı) bir ağanın cesedini de görürler.
     Köylüler, olay yerinde üç mezar kazar, ağayı Siyabend ile Hace'nin arasına gömerler.
     Her yıl Siyabend'in mezarında beyaz, Hace'ninkinde kırmızı bir gülün çıktığı ama aralarında biten 'kara diken'in onların birbirine temasını engellediği söy-
lenir.



Yorumlar - Yorum Yaz