Mustafa Azgan
🌟 2020 Yılının 2.Şiiri (Okumak İçin Tıklayın) 👉 'GÖNLÜMDE BİR ÜLKESİN'

SİYABENT ile HACE Efsanesi

     Mem ile Zin efsanesinden sonra Kürt Edebiyatı'nda bir diğer büyük aşk efsanesi olan Siyabent ile Hace (Hacer/Hatice) efsanesi hakkında kaçıncı yüzyıl bandında yaşandığına dair bilgi yoktur.
     Birbirleriyle çelişkili yazılar yazan kaynaklara baktığımızda Siyabent,kimisinde bir ço-
ban,kimisinde usta bir avcı,kimisinde de eşkiyadır ve hepsinde de Hace dillerden düşme-
yen güzellikte bir ağa kızıdır.
     Bu aşkın 'Süphan Dağı Efsanesi' olarak tarihe geçmesinden yola çıkarak,Doğu Anado-
lu'da Van ve çevresinde yaşandığı sonucuna varırız.
     Yedi erkek kardeşi ve oniki kuzeni olan köyün en güzel kızı Hace'yi seven Siyabent'e
kaynağın biri başlık parasını bulamadığı için verilmediğini yazarken diğer bir kaynak başlık parasından bahsetmez ve Hace'yi isteyen Miroğlu denilen kişiye kız vermek istemeyen kardeşlerin (tabi ki Hace'nin de sevdiğini anlayarak) Hace'yi Siyabent'e verdiğini yazar.
     Kaynağın biri Siyabent'in başlık parası bulamadığı için Hace'yi kaçırdığını yazarken di-
ğer kaynak Hace'nin abilerini ve Siyabent'in kankardeşini öldürüp Hace'yi kaçıran ve evlilk hazırlığında olan Miroğlu'nun düğününü basarak onu öldüren Siyabent'in Hace'yi kaçırdı-
gını yazar.
     Örneklerde görüldüğü gibi,Siyabent'in Hace'yi kaçırması farklı şekillerde kaleme alın-
mıştır.
     Süphan Dağı'na çıkan Siyabent ile Hace yorulur ağaçlık,serin ve uçurum olan bir yerde mola verirler.
     Siyabent yorgunluktan başını Hace'nin dizine yaslar ve uyur.
     Bir süre sonra yüzüne düşen bir gözyaşı tanesiyle uyanan Siyabent,Hace'nin ağladığını görür ve sebebini sorar.
     Hace,oraya az önce gelen geyik sürüsünü gösterir ve "bir erkek geyik diğer erkek geyi-
gin boynuz darbelerine rağmen eşini korudu ve yaralandı ben de duygulandım ağladım" der.
     Siyabent ona; "Bekle" der."O geyiği yaralayan geyiğin ciğerini söküp sana getireceğim."
     Ve av malzemelerini alarak peşine düşer.
     Kaynağın biri,o geyiği vurup kesmek üzereyken çırpınıp ayak darbesiyle Siyabent'i uçu-
ruma ittiğini yazarken diğer kaynak arkadan gelen bir başka geyiğin boynuz darbesiyle u-
çuruma düştüğünü yazar.
     Arkaüstü düşen Siyabent,bir ağacın dalına çarpar ve dal belinden girip karnından çıkar
ölür.
     Onun gecikmesini merak eden Hace,aramaya başlar ve sonunda onu uçurumdan aşağı-
da bir ağaç dalına saplanmış,asılı vaziyette görür çılğına döner, "Sensiz bu dünya,bana ha-
ram" deyip kendini boşluğa bırakır.
     Siyabent'i taşıyan dal bu kez,Hace'nin karnından girip belinden çıkar.
     Onları uçurumun dibinde bir ağaç dalında kucak kucağa çakılı vaziyette bulanlar,orada yakın köyden (Hace'yi ikinci karısı yapmak isteyen,Hace'nin karşı çıktığı) bir ağanın cesedi-
ni de görürler.
     Köylüler,olay yerinde üç mezar kazar,ağayı Siyabent ile Hace'nin arasına gömerler.
     Her yıl Siyabent'in mezarında beyaz,Hace'ninkinde kırmızı bir gülün çıktığı ama araların-
da biten 'kara diken'in onların birbirine temasını engellediği söylenir.


Yorumlar - Yorum Yaz
Tut Ellerimden
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam28
Toplam Ziyaret157524